Çocukluk Çağında Beslenme Nasıl Olmalı?

Çocuğun kişiliği özellikle okul öncesi dönemde şekillenmekte, yetişkinlik çağındaki davranışları üzerinde etkili olacak alışkanlıkların edinilmesi bu yıllara dayanmaktadır. Çocukluk çağında kazanılan sağlıklı beslenme alışkanlıkları hayatın sonraki dönemlerini etkileyerek ileriki yaşlarda ortaya çıkabilecek sorunları önlemede önemli rol oynamaktadır. Sağlıklı beslenme çocuğun bedensel, sosyal ve duygusal gelişimi üzerinde önemli bir rol oynamaktadır.

Yapılan çalışmalarda, yetersiz ve dengesiz beslenen öğrencilerin dikkat sürelerinin kısaldığı, algılamalarının azaldığı, öğrenmede güçlük ve davranış bozuklukları çektikleri, okulda devamsızlık sürelerinin uzadığı ve okul başarılarının düşük olduğu ortaya konmuştur.

Geleceğin teminatı çocuklarımızın daha sağlıklı, üretken ve başarılı olmalarında sağlıklı beslenmeleri kadar hareketli bir yaşam sürmeleri de çok önemlidir. Çocuğun bu dönemde düzenli olarak yaptığı spor etkinlikleri, sağlıklı bir fizik yapının gelişmesini sağlarken; ileriki dönemde, sağlıklı beslenme ile birlikte birçok kronik hastalığın oluşma riskini de azaltmaktadır.

Çocukların sağlıklı, aktif ve daha üretken bir yaşam sürmeleri için sağlıklı beslenme ve yaşam önerileri aşağıda özetlenmiştir.

Çocuklara Yönelik Sağlıklı Beslenme ve Yaşam Önerileri

Çocukların sağlıklı beslenmesi için dört besin grubunda bulunan besinlerden yeterli miktarlarda ve dengeli bir şekilde tüketmeleri gerekmektedir. Süt grubunda yer alan süt, yoğurt, et grubunda yer alan et, tavuk, yumurta, kuru baklagiller, sebze ve meyve grubu ve tahıl grubuna giren ekmek, bulgur, makarna, pirinç vb. besinlerin her öğünde yeterli miktarlarda tüketilmesine dikkat edilmelidir.

Çocukların özellikle kemik ve diş gelişimi için günde imkanlar dahilinde 2-3 su bardağı kadar süt veya yoğurt, 1 kibrit kutusu kadar beyaz peynir tüketmelerine özen gösterilmelidir. Ayrıca, hastalıklara karşı daha dirençli olmaları, ve sağlıklı büyüme ve gelişmeleri için her gün en az 5 porsiyon taze sebze veya meyve tüketmeleri önerilmektedir.

Öğrenciler için en önemli öğün kahvaltıdır. Bütün gece süren açlıktan sonra, vücudumuz ve beynimiz güne başlamak için enerjiye gereksinim duymaktadır.

Kahvaltı yapılmadığı takdirde, dikkat dağınıklığı, yorgunluk, baş ağrısı ve zihinsel performansta azalma olmaktadır. Bu nedenle, güne yeterli ve dengeli yapılan bir kahvaltı ile başlamak öğrencilerin okul başarısının artmasında son derece önemlidir.

Çocukların her sabah düzenli olarak kahvaltı yapma alışkanlığı kazanmalarına özen gösterilmelidir. Peynir, taze meyve veya meyve suları, birkaç dilim ekmek, 1 bardak süt çocuklar için kahvaltıda yeterlidir. Özellikle kaliteli proteinve zengin vitamin ve mineral içeriğinden dolayı haşlanmış yumurtanın sıklıkla tüketilmesi önerilmektedir.

Gün boyu fiziksel ve zihinsel performansın en üst düzeyde tutulabilmesi, düzenli olarak ara ve ana öğünlerin tüketilmesi ile mümkündür. Bu nedenle, öğün atlanmamalıdır. Günlük tüketilecek besinlerin 3 ana, 2 ara öğünde alınması en uygun olanıdır.

Açıkta satılan besinler, yeterince güvenilir ve temiz değildir. Ayrıca, uygun koşullarda muhafaza edilmedikleri için çabuk bozulma riski taşırlar. Bu nedenle, özellikle okul çevresinde açıkta satılan besinlerin kesinlikle satın alınmaması gerekmektedir.

Çocukların okul kantinleri, büfe gibi yerlerden satın aldıkları besinlerin seçiminde de dikkatli olmaları gerekmektedir. Süt, ayran gibi ambalajlı besinleri satın alırken etiket bilgisinde Tarım ve Köyişleri Bakanlığından üretim izninin bulunmasına ve son kullanım tarihinin geçmemiş olmasına, ambalajsız satılan tost, simit, poğaça gibi yiyeceklerin de temiz ve güvenilir şekilde hazırlanmış olmasına dikkat edilmelidir.

Beslenme çantası ve su mataralarının her gün temizlenmesine özen gösterilmelidir.

Çocuklar, tuvalet ve umumi kullanıma açık çeşme sularından su içmemeleri konusunda uyarılmalı, güvenilir içme suyu tüketmeleri sağlanmalıdır.

Öğle yemeği okulda yeniliyorsa Sağlık Bakanlığının hazırladığı menü modelleri örnek alınmalıdır.

Okulda veya evde dinlenirken ve ders çalışırken açlık hissedildiğinde tüketilen besinlere dikkat edilmelidir. Örneğin, şeker ve şekerli besinler, cips vb. yağlı ve tuzlu besinler veya gazlı içecekler yerine süt, yoğurt, sütlü tatlılar, ekmek arası peynir, taze sıkılmış meyve suları, kuru yemişlerin ve kuru meyvelerin tüketiminin tercih edilmesi daha yararlıdır.

Çocuklara sigarasız bir ortam sağlamak, onların yanında sigara içmekten kaçınmak ve en azından yaşadıkları ev ortamını "sigara içilmez" bir yer haline getirmek çocukların sağlığını korumak açısından son derece önemlidir.

Vücudun düzenli çalışması, tüketilen besinlerin vücuda yararlılığının artırılması, çocukların fiziksel, zihinsel ve duygusal gelişimlerine olumlu katkı sağlamaları açısından fiziksel aktivitenin artırılmasına da önem verilmelidir. Bu nedenle, uzun süreli televizyon seyretme, bilgisayar kullanımından kaçınılmalı, çocukların gerek okul yönetimi gerekse de ebeveynleri tarafından sevdikleri herhangi bir spor dalı ile ilgilenmeleri teşvik edilmelidir.

Sağlıklı yaşam için çocuklara el yıkama ve diş fırçalama alışkanlığının kazandırılması çok önemlidir. Kirli eller, basit bir soğuk algınlığından ölümcül hastane enfeksiyonlarına kadar pek çok hastalığın nedeni olabilmektedir. Bu nedenle çocuklara, özellikle yemek yemeden önce ve sonra, tuvalete girdikten, dışarıda oyun oynadıktan sonra, dışarıdan eve gelince ellerini, ılık akan su altında sabun ile iyice ovuşturarak yıkamaları konusunda alışkanlık kazandırılması gerekmektedir.

ÇOCUKLUK ÇAĞI ŞİŞMANLIĞININ GÖRÜLME SIKLIĞI NEDİR?

William H. Dietz ve arkadaşlarının 2004 yılında yaptığı çok kapsamlı bir çalışmada 10 yaşında kız ve erkek çocukların şişmanlık sıklıkları değerlendirildiğinde İtalya’da % 29, Japonya’da % 28, Singapur’da % 26, Almanya’da % 23, Macaristan’da % 21, Hong Kong’da % 20, İngiltere’de % 10 sıklıkta görüldüğü belirlenmiştir. Ergenlik döneminde ise 15 yaş kız ve erkeklere bakıldığında Tayvan’da % 31, İtalya’da % 23, Japonya’da % 20, Hollanda’da % 6 sıklıkta şişmanlık görülmektedir.

Amerika Birleşik Devletlerinde 1963 yılında 6–17 yaş arası çocuklarda şişmanlık görülme sıklığı % 4 iken, 1994’de % 10, 2002 yılı verilerinde her 5 çocuktan en az ikisi şişman olarak bildirilmektedir.

Ülkemizde şişman çocuk sıklığı ile ilgili gerçekçi bilgiler bulunmamakla beraber gözlemlerim geçmiş yıllara göre hayli arttığı göstermektedir.

Nasıl oluşur?

Bu dönemdeki şişmanlık nadiren bir hastalığa bağlı olarak gelişmektedir. Şişman çocuk vakaları değerlendirildiğinde belirlenmiş bir hastalık nedeni çoğunlukla bulunmamıştır. Bilinen en önemli gerçek bu çağdaki şişmanlığın endokrin (hormona bağlı) ve genetik sendromlara bağlı şişmanlığın vakaların % 10’unu oluşturulduğu bilinmektedir. Genellikle aşırı yemek yeme, sebze tüketmeme, fiziksel aktivite yapmama ve fastfood beslenmeyi bir alışkanlık haline getirme ile ortaya çıkmaktadır. Okul öncesi dönemde çocukların beslenmelerinde başkasına bağımlı olması şişmanlığın sorumlusunun anne, baba, aile yakınları özellikle anneanne-babaanneler ya da bakıcılarıdır. Beslenmeleri incelendiğinde şişman çocukların şekerleme, çikolata, cips, bisküvi, hazır meyve suları gibi besleyici değeri düşük enerji değeri yüksek besinleri sık tükettiği saptanmıştır.

Hangi yaşlar riskli dönemdir?

Bu dönemdeki şişmanlık nadiren bir hastalığa bağlı olarak gelişmektedir. Şişman çocuk vakaları değerlendirildiğinde belirlenmiş bir hastalık nedeni çoğunlukla bulunmamıştır. Bilinen en önemli gerçek bu çağdaki şişmanlığın endokrin (hormona bağlı) ve genetik sendromlara bağlı şişmanlığın vakaların % 10’unu oluşturulduğu bilinmektedir.

Genellikle aşırı yemek yeme, sebze tüketmeme, fiziksel aktivite yapmama ve fastfood beslenmeyi bir alışkanlık haline getirme ile ortaya çıkmaktadır. Okul öncesi dönemde çocukların beslenmelerinde başkasına bağımlı olması şişmanlığın sorumlusunun anne, baba, aile yakınları özellikle anneanne-babaanneler ya da bakıcılarıdır. Beslenmeleri incelendiğinde şişman çocukların şekerleme, çikolata, cips, bisküvi, hazır meyve suları gibi besleyici değeri düşük enerji değeri yüksek besinŞişmanlık her yaş grubunda gelişmekle beraber çocuğun hızlı yağ depolanmasının olduğu yıllarda görülme şansı daha yüksek olmaktadır.

Çocuk doğduktan sonraki ilk yıl içerisinde yağ hücrelerinin büyüklükleri yaklaşık iki kat artmaktadır. Ancak bu dönemdeki yağlanmada artış ileriki dönemde oluşabilecek şişmanlık için iyi bir gösterge değildir. Çocukluk yaş grubunun şişmanlığın ileriki yıllarda görülmesi açısından en önemli dönemi 4–11 yaşlarıdır. Buna ek olarak adölesan dönem dediğimiz 13–18 yaş arasıda erişkin döneme geçişte yağlanmanın hızlandığı dönemdir. Çocukluk dönemindeki şişmanlığın her zaman mutlak şekilde erişkin dönemde de şişmanlıkla sonuçlanamayacağını bilmekte yarar var.eri sık tükettiği saptanmıştır.

Çocukta şişmanlığı nasıl değerlendirmeliyiz?

Bir çocuğun şişman olup olmadığı yaşa göre ağırlık ve boy standartlarından veya büyüme eğrileri kullanılarak belirlenebilmektedir. Dünyada 2 yaşın üzerindeki çocuklar Beden Kitle İndeksi eğrileri ile izlenmekte ve kilo fazlalıkları bu indekse göre belirlenmektedir.

Şişman çocuğa yaklaşım nasıl olmalıdır?

Eğer çocuğun şişman olduğu kanıtlanırsa şu yolları sırasıyla takip etmekte fayda var. İlk önce ailede şişmanlığın var olup olmadığı belirlenmelidir. Bu genetik faktörlerin belirlenmesinde yardımcı olabilecek veridir. İkinci olarak şişman çocuğun ve ailenin beslenme uzmanı tarafından ayrıntılı beslenme öyküsü değerlendirilmelidir. Buda çocuğun yemek yemeye bağlı bir şişmanlığın olup olmadığını belirleyecek veridir. Bu arada bir çocuk endokrinoloğu tarafından kemik yaşı, fizik muayene, kan tahlili, tiroid ve büyüme hormonları değerlendirilmelidir.

Şişman çocukta tedavi nasıl olmalıdır?

Halen günümüzde sıkı diyetler uygulamaya maruz kalan çocuklarda aslında BESLENME EĞİTİMİ ya da SAĞLIKLI BESLENME ilkelerini uygulatarak sonuca varılmalıdır. Bu nedenle tedavi kilo fazlalığını değerlendirme, kan tahlilleri ve beslenme konsültasyonu sonucuna ikiye ayrılır. Eğer çocukta hormon sistemi veya genetik sendromlara bağlı nadir görülen şişmanlık saptanmış ise tıbbi tedavisi ile beraber beslenme uzmanı ile birlikte sağlıklı beslenme tedavisi yapılmalıdır. Eğer çevresel, yemek yeme davranışındaki dengesizliğe bağlı şişmanlık saptanmış ise sağlıklı beslenme eğitimi, uygun fiziksel aktivite ve davranış modifikasyonu ile kolaylıkla tedavi edilebilmektedir. Tedavide başarının sağlanabilmesi için aile bireylerinin de sağlıklı beslenme eğitimine uyması gerekmektedir…

Boya uyan yaş çok önemli kriter

Tedaviye başlarken bütün yapılan hata çocuğun o anki kilosunu belirleyip yaşına uygun standarttan ne kadar fazla olduğunu belirleyerek hemen kilo verdirmeye başlanmasıdır. Eğer çocuk yaşıtlarına göre uzun veya kısa ise aslında tedavide kilomu verdirilecek yoksa boy uzamasın sağlanarak aynı kiloda kalmasını sağlanacak bu kriterin belirlenmesi gerekmektedir. Örneğin 6 yaşındaki erkek çocuğun standart olması gereken kilo 21 kg, boy uzunluğu ise 116 cm’dir. Kilo problemi ile gelen çocuğunda güncel kilosu 25 kg ve boyu 119 cm. Aslında sadece kilo standartına baktığınızda 4 kg fazlası var gibi görünen çocukta boy uzunluğu değerlendirildiğinde 119 cm boyunda çocuğun 7 yaşa uygun olduğu ve 7 yaş çocuğunda standart olması gereken kilonun 24.5 kg olduğu gözlenecektir. Ve böylece çocuğun sağlıklı beslenmesine devam etmekten başka yapılacak kilo verdirme diyeti çocuğun gelişimini olumsuz yönde etkileyecektir.

Ne yapmak gerekir?

Eğer çocukta kilo fazlalığı belirlenmişse boyun uzamasını sağlamayı destekleyecek yeterli ve dengeli beslenmeyle beraber ayda 400 gram tarı kaybının büyüme ve gelişmeyi engellemeyecek şekilde yakın takiple beslenme davranışında değişiklik yaparak çocuğun boyuna uyan yaşın hedef kilolarına getirmeye sağlamaya çalışmak gerekir. Çocuklarda hızlı kilo kaybı ve çok düşük kalorili diyetler ve özellikle light ürünlerle dolu bir beslenme kesinlikle uygulanmamalıdır. Mutlaka çocuğun büyüme ve gelişmesinin devamlılığını sağlayacak, vitamin ve mineralden zengin beslenme uygulanmalıdır. Çocuk okula gidiyorsa okul yemeklerine uygun beslenme örneği çıkarılmalı, anne-öğretmen-beslenme uzmanı üçgeninde denetim yapılmalıdır. Başarı ailenin beslenme alışkanlıklarını çocukla beraber değiştirmesi ile optimum düzeye ulaşmaktadır.

Sağlıklı beslenme alışkanlıkları kazandırma prensipleri nelerdir?

Sağlıklı beslenen çocuklarda şişmanlık görülmemektedir. Bu alışkanlığın kazanması 2 yaşından itibaren olmaktadır. Çocuklarınızda aşağıda belirlediğim beslenme stratejilerine uyarsanız çocuğunuzun kilo alma derdine de son vermiş olursunuz.

1. Yemek zamanlarının düzenli ve uygun saatlerde olmasını sağlayınız.
2. Çocuklarınızın yemek tabaklarının ayrı olmasını sağlayınız ve ne kadar yediğini kontrol ediniz.
3. Öğün içerisinde doyarak sofradan kalmasını sağlayınız.
4. Besinleri çocuğunuza değişik tat, kıvam, renk ve çeşitlilikte sunmaya özen gösteriniz.
5. Şekerli besinlerden mümkün olduğunca uzak durulmalı, eğer yenilecekse yenmesi gereken kadar çocuğa sunulmalı. Herhangi bir amaçla ödül olarak verilmemelidir.
6. Çocukla birlikte yemek yenmeli, çocuğun kendi kendine yemek yemesine izin verilmeli, ancak yeterli miktarlarda beslenmesi için çocuğa yardım edilmelidir.
7. Çocuğun masada daha rahat olması için onun boyuna uygun sandalye, rahat kullanabilmesi için uygun boyutta çatal, kaşık sağlanmalı.
8. Yemek için yeterli zaman verilmeli ancak bu yarım saati geçmemelidir.
9. Ana ve ara öğünler iyi ayarlanmalı öğünler arası en az 2 saat bırakılmalı.
10. Çocuk seçici davranıyorsa besinler karıştırılarak verilmeli.
11. Çocuğun aşırı acıkıp sinirlenmesine olanak sağlanmadan beslenmesi ayarlanmalı.
12. Çocuklar uykulu iken beslenmemeli.
13. Çocuk zorla beslenmemeli, yemek zamanları stresten uzak rahat ortam olarak hazırlanmalı.
14. Çocuklar susuz bırakılmamalı ancak yemek öncesinde çok su içmesi önlenmeli.
15. Yemek porsiyonları annenin kendi ölçüsüne göre değil, çocuğun mide kapasitesine göre ayarlanmalı.
16. Ara öğünlerin küçük porsiyonlar halinde taze meyveler, evde az yağla hazırlanmış az şeker içeren nefis keklerle çocuğun sağlıklı beslenmesi sağlanmalı.
17. Çocuklar anlatılanı değil gördüklerini taklit ederler bu nedenle anne-baba ve çocuğun bakımından sorumlu kişinin olumlu yemek davranışı içerisinde olması gerekmektedir.
18. Çocuk bazı dönemlerde bir besine aşırı ilgi veya reddetme yaygın görülen bir durumdur. Bu çocuğun özgürlüğünü kabul ettirmenin bir parçası olduğunu gelişiminin getirdiği normal bir davranış olduğunu unutmamak gerekir.

Sağlıklı beslenme ve fiziksel aktivite için on öneri

Daha bilinçli olmak için sağlıklı beslenmede on öneriyi iyice okumanızı tavsiye ederim.

1. Çok farklı çeşitte besinlere yer verin. Çocuğunuzun tabağını bir yonca yaprağı gibi düşünün. Çeşitli renkte ve grupta besinlerden uygun miktarlarda tabağına koyarak tüm besin gruplarından bir arada almasını sağlayın.
2. Daha fazla tam taneli tahıl içeren ekmek, taze sebze ve meyve yedirin.
3. Çocuklar günde en az 60 dakika hoşlarına giden bir fiziksel aktivite yaptırılmalıdır.
4. Güne mutlaka kahvaltıyla başlatın. Kahvaltısında süt, yumurta, peynir, taze meyve ekleyin.
5. Sağlıklı içecekleri tükettirin. Taze sıkılmış meyve suları, süt, ayran vb…
6. Çocuğa besin tercihi etme konusunda ona da şans tanıyın.
7. İstikrarlı olmak çocuğun beslenme davranışının gelişmesinde önemli rol oynar. Örneğin süt içmiyor ise beraberce süt içmek. Havuç yemiyor ise küçük bir hikaye ile havucu sebze yemeklerinin içerisine beraberce rendelemek ve o yemeği herkesin yemesini sağlamak gibi…
8. Sofrada herkes aynı yemekleri yerse çocuğun besini redetme veya yememe gibi şansı kalmaz. Bu nedenle sağlıklı yeme amaçları planlayın.
9. Her besinin sağlıklı beslenmenin temel bir parçası olduğunu çocuğunuza öğretin.
10. Sağlıklı beslenmeyi ve fiziksel aktiviteyi bir eğlence haline getirin.

6-10 yaş grubu çocuklar için sağlıklı beslenme örneği

Bu beslenme planı 1900 kalori enerji, 40 gram protein, Toplam enerjinin % 57’si karbonhidrat, % 13’ü protein, % 30’u yağlardan gelmektedir. Beslenme planı yeterli kalsiyum, potasyum, çinko, demir sağlamaktadır.

Kahvaltı: 1 su bardağı süt+1 adet yumurta+1 dilim peynir+1 tatlı kaşığı marmelat+6 adet zeytin+2 dilim ekmek+domates+salatalık

Ara: 1 adet meyve

Öğle: 6-7 yemek kaşığı kuru baklagil yemeği+3 yemek kaşığı sebze yemeği+1 kase yoğurt+1 dilim ekmek+ az yağlı salata

Ara: 1 ince dilim sebzeli börek veya 1 adet az şekerli sıvı yağla yapılmış kurabiye

Akşam: 1 tabak sebzeli tavuk veya yağsız etten yapılmış yemek+1/2 kase yoğurt+ 1 dilim ekmek+havuç salatası

Ara: ¼ kase fındık-ceviz karışımı+1 orta boy meyve

Yorumlar

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizlenecek, genel görünümde yer almayacaktır.
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • İzin verilen HTML etiketleri: <a> <em> <strong> <cite> <code> <img> <b> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.

Biçimleme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi

CAPTCHA
This question is for testing whether you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.
Image CAPTCHA
Enter the characters shown in the image.

Son yorumlar